Kedilerin Enfeksiyöz Peritonisi – Feline Infectious Peritonitis (FIP)


FIP NEDIR VE NASIL OLUŞUR?
FIP, her yaştaki kedilerde görülebilen, tedavisi mümkün olmayan coronavirus enfeksiyonu sonucu oluşan viral bir hastalıktır.
Bir çok farklı coronavirus tipi kedileri enfekte edebilir fakat bunlar genelde ateş, halsizlik ve ishalle seyreder, çok fazla ölüme neden olmaz. Feline Enteric Coronavırus (FECV)’un mutasyona uğramasıyla Feline Infectious Peritonitis Virus (FIPV) şekillenir ve bu öldürücüdür.
Bulaşma nasıl olur?
Bulaşma temel olarak ağız veya solunum yoluyla olur. Dışkı en önemli bulaşma kaynağıdır. Enfekte kediler virusu salya, göz yaşı, burun akıntısı ile ortama saçarlar. Her yaştan kediler duyarlıdır ancak genelde 2 yaşın altındaki kedilerde ve erkek kedilerde daha çok görülür. Kedilerin birbirleriyle temasları, ortak yem ve su kapları, wc kapları, çeşitli kedi oyuncakları, yatakları bulaşmaya zemin hazırlar. Yavru kediler anne sütünden aldığı antikorlar ile 6-8 haftaya kadar korunabilir.
Belirtiler nelerdir?
Genel olarak iştahsızlık, kilo kaybı, üst solunum enfeksiyonları, halsizlik, karın bölgesinde şişlik, göz enfeksiyonları, denge sorunları, ateş gibi belirtiler olsa da bu belirtiler tanı için yeterli değildir.
FIP’in ıslak ve kuru olmak üzere iki ana formu vardır. Islak form (efüziv) da damar yangısı olduğu için protein ve fibrinojenden zengin sıvı damar dışına çıkar. Bu sıvı karın bölgesinde yada göğüs bölgesinde birikir. Bu yüzden FIP’in ıslak formunda solunum güçlüğü vardır. Kuru FIP’e göre daha öldürücüdür ve daha hızlı ilerler.
FIP’in kuru formunda (non-efüziv) ise böbreklerde, lenf düğümlerinde, göz ve sinir sisteminde granulomatöz lezyonlar oluşur. Islak FIP’e göre daha yavaş ilerler ve tanısı daha zordur. Göz bulguları (üveitis) ve sinirsel bulgular (yürümede ve kalkmada güçlükler) ön plandadır.
Teşhis nasıl olur?
Veteriner hekimler için daima güçtür. Özgün semptomların olmaması, hematolojik ve klinik bulguların duyarlı ve belirleyici olmaması bu güçlüğün nedenidir. Yaş FIP’in tanısı daha kolaydır, karın yada göğüs boşluğundan alınan sıvı analizi tanıda yardımcı olur. Bu sıvının rengi koyu sarı olup proteince zengindir. Yapışkan ve yoğundur. ELISA, IFA, KELA, virus nötralizasyon testleri ile kan serumunda FECV ile ilgili antikorlar araştırılır. Pozitif sonuçlar sadece bu kedinin daha önce coronavirusla karşılaştığını gösterir. Yani virusun mutasyona uğrayıp FIPV ‘e dönüşüp dönüşmediği hakkında bilgi vermez. Negatif sonuç çıktığında ise kesin olarak kedinin FIP olmadığını göstermez.
Kan Muayeneleri Güvenli midir?
Hematokrit değer ve hemoglobin miktarı düşer. Serum protein değeri artarken albumin/globulin oranı düşer. Globulin değeri artar. Lökositoz meydana gelmesine karşın, lenfopeni vardır. Bilirubin ve kreatin değeri artar ve bunlar sadece yol göstericidir, kesin bir tanı koymada yeterli değildir.
Tedavisi var mıdır?
Kesin bir tedavi yöntemi henüz mevcut değildir. Semptomatik tedavi yapılır. sekonder enfeksiyonlara karşı antibiyotik kullanılabilir. Antiviral ve imunmodilatör ilaçlar kullanılabilir.
Koruma nasıl olmalıdır?
Bu virus kloroform, ısı ve etere duyarlı olup pH:3’te inaktive olur. Bu yüzden etkili dezenfektanlar ile wc kapları, kedilerin bulunduğu ortamlar, yemek ve su kapları belirli aralıklarla dezenfekte edilmelidir. Kediler aynı wc kabını kullanamamalıdır. Kediler üzerinde olumsuz etki yapabilecek tüm stres faktörlerinden (kedi barınakları, satış yerleri, gebelik, yer değiştirme, cerrahi müdahaleler, bakıcının değiştirilmesi, bir çok hayvanın bir arada bakılması vb.) uzak durulmalıdır.
FIP’in aşısı var mıdır?
Evet vardır ve 16.haftalıktan itibaren Primucell aşı ile aşılamak mümkündür. Bu nedenle 16 haftalıktan küçük ama sütten kesilmiş kedi yavrularına karşı daha fazla özen göstermeliyiz.

Yararlanılan Kaynak: Kedi-Köpek İç Hastalıkları, Prof. Dr. Tarık Bilal

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir