Sokak Hayvanları

Yazılarda çoğunlukla evde ve bahçede bakılan kedi ve köpeklerden bahsediyoruz. Ancak bu yaşam tipinin bir çeşidi de sokakta yaşayan kedi ve köpeklerdir. Sokak biz insanlar için pek bişey ifade etmiyor çünkü şu an evimizde oturuyoruz. Bizim kedimiz ve köpeğimiz için de bişey ifade etmiyor. Peki sokakta yaşayanları yok sayabilir miyiz?

Her canlının yaşam alanı onun karakterini etkiler. İnsanlar mekan algısına kişisine göre çabuk ve ya yavaş alışır. Genelde yeni bir mekana girdiğimizde o alanın yapısına ve işleyişine dikkat ederiz. O mekanda yapılmaması gereken bazı hareketleri normalde yapıyor olsak bile yapmayız. Hele de o mekandaki herkes aynı davranışı yapıyorsa biz de onlara uyum sağlarız. Bunu yapma sebebimiz yine içgüdülerle ve ileri boyutu olan doğru yanlışı ayırt etmemize yarayan muhakeme yeteneğimizdir. Karar veririz ve yapmayız.

Peki hayvanlarda durum nasıl?

Hayvanların karar veremediğini prefrontal loblarının beyinlerinde bulunmamasından kaynaklandığını biliyoruz. Onlar da bir ortama girdiklerinde içgüdüleri gereği ortamın yapısını ve işleyişini çözmeye çalışırlar. Hele de bu mekan bir sokaksa!

Sokak alışık olmayan bir pet hayvanı için acımasız bir yerdir. Hele de el bebek büyüyen bir kedi ve köpek için çete savaşlarının yaşandığı bir yere düşmek hayal kırıklığıdır. Büyğk bir stres kaynağı aynı zamanda. Sokağın belli kuralları vardır. Bir köpek çetesi ve çete lideri onları yönlendirir. Kendilerine bölge seçerler ve orayı işaretlerler. Köpeklerin burun yapısı çok güçlü koku işlevini barındıracak şekilde öne doğru yaratılmıştır. Her hayvanın kendine has feromon denilen kokusu vardır. Hayvanlar bu kokuyu idrar, ter gibi her sıvıdan algılayabilir. Bir bölgeyi çetelerden biri işaretlemişse diğerlerinin bunu algılaması çok zaman almaz. Ve bilir ki bu bölgeye yaklaşmamalıyım. Şu ana kadar acımasız gittiğini biliyorum. Ancak hayvanların doğası acıma duygusuna göre değil yaşama ve ölme duyguları üzerine kuruludur. Köpeklerde hiyerarşik düzenin olmazsa olmazı bir lidere itaat etmek. Eğer bir liderin yoksa, yalnızsan ve bir çetenin bölgesinde isen ya çeteye kabul edilirsin ya da dışlanırsın. Eğer bir yemek bulduysan ve çete sana doğru geliyorsa bunu paylaşabiliriz gibi temiz bir yaklaşımla yaklaşamaz hayvanlar. Çünkü onlar insan değil, hayvandır. Yemeği bırakırsın ya da savaşırsın.

Köpekler için durum böyle kediler için nasıl?
Kediler de kendilerine bölge seçerler ancak her kedi kendi bölgesinde yaşar. O bölgeden aç kalmadığı sürece çıkmaz. Yine dışarıdan gelen kedilere izin vermez, bağırır, saldırır. Eğer kedi ev kedisi iken sokağa bırakılmış ise kavgalar genelde bakışarak oluyor. Bir kedi başka bir kedinin geçeceği yolda bekliyorsa o kedi gidene kadar ikisi de bekler. Saatlerce önce hangisi gidecek diye beklerler. En sonunda birisi vazgeçer ve olay kapanır. Kediler insanların deyimiyle egoist ;hayvanlar alemindeki konumları nedeniyle yalnız yaşayan, sürü hayvanı olmayan hayvanlar olduğu için çete köpekler gibi çete kurmazlar. Bu yüzden bölgelerini tek savunurlar. Evde de durum aynıdır. 20 kediyi bir odaya koysanız her biri kendine bir köşe kapar. Onların saldırı ve savunma konusunda beyinleri köpeklerden daha gelişmiştir. Kedilerin bir konuda bu kadar ısrarcı olması ve tekrar tekrar aynı şeyi denemeleri saldırı konusundaki içgüdülerinin ne kadar baskın olduğunu gösteriyor. Bu yüzden sokakta gıda buldukları sürece sıkıntı çekmeden yaşayabilirler.

Bir sokak kedisi sizden kaçıyorsa o gerçekten sokak kedisidir. Evden sokağa bırakılan kediler insanların yanına gelir, kendini sevdirir. Yanınıza geldiği için bişey yapmaz demeyin dokunduğunuz anda pati yeme olasılığınız hiç de az değildir. Temkinli olmanızda fayda var.
Köpek ve kedilerin sokakta birbirlerine saldırdığı çok ender görülür. Kediler genelde çok iyi kaçıp saklanırlar. Kıstırıldıklarında kendilerini büyük göstermek için sırtlarını kambur yaparlar ve garip sesler çıkarırlar. Köpekler sabit duran maddelere çok müdahale etmediğinden – onlar genelde hareketli şeylere tepki verirler – kedilerin bu şekilde beklemesi sonucu ya bırakıp giderler ya da havlayıp dururlar. Kedilerin, özellikle sokak kedilerinin ihtiyaçlarından dolayı sinir hassasiyetleri ev kedileri ve köpeklere göre fazladır. Bu yüzden tedirgin bir halde bekleyen sokak kedisine dokunduğunuz anda tepki verecektir. Aynı davranış çöpün içindeki kedinin çöp poşeti henüz havadayken çöpten çıkması de reflekslerine yön veren sinir ağlarının hassasiyetinin bir göstergesidir.

Köpeklerini gezdirmeye çıkaran hayvan sahiplerinin bulundukları bölgede köpek çetesi olup olmadığına bakması gerekir. Köpek çetesiyle karşılaşan sahipli köpeklerin hiyerarşik düzende yerlerini bulamadıkları için saldırıya uğradıklarına çok kez şahit olunmuştur. Küçük ve orta ırk köpeklerin böyle bir durumda kucağa alınması ; büyük ırkların da o bölgeden uzaklaştırılması olası bir saldırıyı önleyecektir.
Sokakta yaşayan köpek ve kediler hayatta kalmak için vahşileşir. Evde bakılanlar dışarıdan tepki görmedikleri için vahşi yönleri körelir. Sokak hayvanlarının da evde bakılanlar gibi olmasını istiyorsak onları besleyelim ve sevelim. Onlara; alışık olmadıkları için bize saldırabileceklerini bilerek temkinli yaklaşalım. Biz onlara bakarsak sokak köpeği ve ev köpeği ayrımı kalkmış olur. Sokak hayvanlarına su ve mama bırakalım ki çoğu konuda ayrım yapan bizler bu konuda bari ayrım yapmamış olalım. Onlar bizim kedimiz, bizim köpeğimiz.

Bir yorum

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir